Facebook Google Maps E-mail RSS
magnify

Jeolojik Mirası Koruma Derneği-JEMİRKO Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Ortak Basın Açıklaması

Gümüşhane’de ibretlik doğa tahribatı

Tüm safhaları basına yansıyan, kamuoyunun önünde, yetkililerin izni ile Gümüşhane’de doğa tahribatı yaşandı. Merkeze bağlı Dumanlı köyü Taşköprü yaylasında bulunan Dipsiz Göl, 12 Kasım günü 2019 günü suyu boşaltıldı ve yetkililerin nezaretinde kepçelerle kazılarak içinde define arandı. Definecilerin kendilerinin yaydıkları uydurma habere inanan diğer defineciler, Dipsiz Göl içinde güya Roma İmparatorluğu 15. Apollinaris Lejyonu’ndan kalma hazineyi bulmaya çalıştılar. Bugün itibariyle, olağan sonuç olarak elleri boş döndüler, ancak Valiliğin ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün izinleriyle Dipsiz Göl yok edildi.  Dipsiz Göl, buzul çökellerinin setlemesiyle oluşmuş, yakın jeolojik dönemde bu bölgelerin buzullarla kaplı olduğunu yansıtan, kar suları ile beslenen tatlı su kütlesi olup, bu özelliklerinden dolayı “jeolojik miras” durumunda idi. İklim değişikliklerinin, buzullaşmanın ve eriyen buzulların arazide bıraktığı morfolojinin ideal göstergelerinden olduğu için, buzul gölleri bütün dünyada üzerlerine titrenen ve korunan doğal zenginliklerdir. Bu nedenle jeolojik mirastır. Sorulsa, burada define olamayacağını bütün yerbilimciler kolayca söyleyebilir, buna ilişkin rapor düzenleyebilirdi.
Dipsiz Göl Dipsiz Göl Kazılıyor Dipsiz Göl

Not: Görseller www.ntv.com.tr adresinden alınmıştır.

Dipsiz Göl yok edildiği için elbette Gümüşhane harap olmaz, ülke yıkılmaz; ancak bu tahribat bilgisizlik ve ilgisizliğin örneği olarak daima anılacaktır. Çünkü korumakla görevli olanların nezaretinde, açgözlüler tarafından önemli bir jeolojik miras yok edilmiştir. Asla yerine konulamaz. Üzüntü ve kaygı verici husus, Dipsiz Gölü’ün büyük jeoturizm potansiyelinden yararlanmayı beceremeyen zihniyetin, ülkemizde çok yaygın olan, kolayından zengin olmanın simgesi definecilik söylentilerine itibar etmesidir. Yapılması gereken, izin verilmeden önce, kazılacak yerin doğal varlık olması nedeniyle, bir yerbilimciye inceleme yaptırılması veya bu yönde jeolojik inceleme raporu istenmesi idi.

Ülkemizde definecilerin çokluğu yanında büyük bir jeolojik miras zenginliği söz konusudur. Dolayısıyla bu tahribatın benzerinin tekrar yaşanması büyük olasılıktır. Önlem olarak, vakit geçirilmeden illerimizim jeosit ve jeomiras envanteri uluslararası ölçütler esas alınıp çıkarılmalı, tespit ve tescil edilmeli, uygun olanlar jeoturizme kazandırılmalıdır. JEMİRKO, bu konuda yaptığı çalışma sonuçlarını paylaşmaya hazırdır. Jeolojik mirasın ortaya konulması için ülkemizde yeterli bilgi birikimi vardır; ihtiyaç olan yasal mevzuat ve yönetim iradesidir. Kamuoyunun bilgisine arz ederiz.